한국어 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
한국어 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2018 Perşembe

Korece Etiketler (Hashtags) - 9




Uzun upuzun bir aradan sonra yeniden, Korece etiketler kullanarak fotoğraf atabileceğimiz ya da atılan fotoğraflara bakabileceğimiz kelimeleri konuştuğumuz #Hashtags bölümünden herkese kocaman selamlar~

Evet, bu yayında kullanacağımız etiket #도시락그램 resimde de gördüğünüz üzere yemeklerle ilgili. Öğle yemeği hakkında öneriler bulabileceğiniz bir etiket olduğu için (daha doğrusu Koreliler her yediği şeyi paylaşmayı gelenek haline getirdiği için) burada paylaşılan tüm fotoğraflar sayesinde Kore yemekleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. 

Daha önce - sanırım bu başlık altındaki ilk yayında - #먹스타그램 (mog-sıtagram) etiketinden bahsetmiştim ancak bu "yeme-tagram" mevzusu o kadar çok çoğaldı ki artık bu etikete tıkladığınızda yemek dışında her şeyi görür hale geldik ve mogstagram bakılmasa da olur bir etikete dönüştü. Bunun yerine; 

도시락 + 인스타그램 = 도시락그램

(öğle yemeği + instagram = öğleyemegram)

etiketini kullanarak şirin sunumlu Kore yemeklerini inceleyebilir, kendiniz de yediğiniz öğle yemeklerinizi paylaşabilirsiniz.

도시락 (do-şi-rak) kelimesi öğle yemeği ve hatta yemek kutusu anlamına geldiği için gündüzleri bu etiket kullanılarak çok fazla şirket çalışanı saklama kaplarındaki yemeklerinin fotoğrafını ekliyor. Sizler de onlara katılmak isterseniz yemeğinizi kameranın önüne koymanız yeterli...

Keyifli çekimler~

Keyifli paylaşımlar~






Devamını Oku »

25 Eylül 2018 Salı

16. Vitamin (Şiirsel Söz)




Oysa ben bütün vaktimi, bütün vaktimden daha çoğunu 
Yeryüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum. (Franz Kafka)

.
.

근데 난 말이야, 나의 모든 순간을, 나의 모든 시간을, 
세상에 있는 모든 시간을 다 너에게 주고 싶다. 
(프란츠 카프카)
Devamını Oku »

Yemeklerle Korece

  • 땅콩 (ddang-kong): yer fıstığı      
  • 호두 (ho-du): ceviz                               
  • 들깨 (dıl-gge): perilla                 
  • 아사이베리 (a-sai-beri): acai üzümü
  • 밤 (bam): kestane
  • 도토리 (do-to-ri): palamut
  • 참외 (ça-me): kavun
  • 탱자 (teng-ca): narenciye

* Bunları aklınızda tutmayı kolaylaştırmanın tek yolu tadına bakmaktır. Şaka şaka dil öğreniyoruz dedik ama o kadar da uğraşa gerek yok, yerinde tatmasak da öğrenebiliriz.

- Öncelikle kestane kelimesi 밤  diye yazılıp okunuyor. Nitekim anlamı "gece" ile aynıdır. Bu durumda geceleri kestane pişiriyoruz diye aklımızda tutabiliriz. Mantıklı olup olmaması önemli değil, hafızamızda kalması yeterli.

-  들깨  Yani nam-ı diğer perilla, özellikle Japonların suşi / saşimi yaparken kullandıkları bir bitki. Yaprakları bizdeki sarma yemeğindeki işlevi görüyor.               

- 땅콩  kelimesini de akılda tutmak kolay çünkü 땅  toprak demek. Yerdeki, topraktaki fıstık anlamındadır.

- Açai üzümü resmini çok gördüğüm ama bir türlü denemediğim bir meyve. Yaban mersini sanmıştım ancak Güney Amerika'da bolca tüketilen ve yaban mersininden bile çok daha faydalı olan bir bitkiymiş. Bir şey sağlıklıysa Koreliler alır onu anında tablet yapıp vitamin niyetine satar, ondan biliniyor bence.

- Palamut en sevdiğim kelime çünkü söylenişi şirin: 도토리  dotori. EXO üyelerini sincaba benzetip onların fanart olarak çizen bir arkadaş çizimlerinin etrafına dotori'ler dağıttığı için aklımda tutmakta hiç zorlanmamıştım. 

- Narenciye kelimesi ise 탱자  "teng-ca" olarak okunuyor ki İngilizce'de mandalina meyvesi tangerine olarak adlandırılıyor. O nedenle hemen ilişki kurmuştum.

- 호두  sanırım çok sevdiğim için ilk öğrendiğim yemişlerden biriydi. Bunun üzerine öğrenmemin kalıcı olmasını sağlayacak kadar çok sık gördüğüm bir dizi olmuştu. Dizi tamamen bir ceviz fırınında geçiyordu. Fırında satılan bütün ekmekler, pastalar, kekler cevizliydi. Başrol kızımız çok güçlüydü ve elleriyle hiç zorlanmadan ceviz kırıyordu, orada da çok fazla karşılaşınca çabuk ezberlemiştim. 

Ne kadar çok duyarsak o kadar kalıcı öğreniyoruz. Bu yüzden dilini öğrendiğimiz yeri ziyaret etme fırsatımız olmuyorsa bile dizi, film, şov programı, yarışma, etkinlik vs. izleyerek işimizi kolaylaştırabilir, öğrenmemizi kalıcı hale getirebiliriz.

Bu yayın biraz uzun oldu ama iştahımızı açan şeylerden bahsetmek her zaman eğlenceli olduğu için kimsenin şikayetçi olduğunu zannetmiyorum. 

Esenle kalın, sağlıklı kalın. Sevdiğiniz yemeklerden bol bol yiyin!!!!!!
Devamını Oku »

2 Temmuz 2017 Pazar

Korece Etiketler (Hashtags) - 8

#몇달만에셀카



Korece etiketlerle paylaşım yapmaya devam ediyor ama hep aynı şeyleri paylaşmaktan sıkılıyor musunuz? O zaman bu yayın tam size göre! (TV'ye çıkan pazarlamacılar gibi konuştum, farkındayım.) 

#몇달만에셀카 etiketi uzun bir aradan sonra çektiğiniz selfinizi yayınlarken kullandığınız bir etiket olarak köşenizde kalabilir. Çok kullanılan bir etiket değil çünkü Koreliler hemen her gün selka paylaşıyor, araya birkaç ay girmesine izin vermiyor :D 

몇달(myod-dal): birkaç ay

셀카(sel-ka): selfi

몇달만에셀카: "birkaç ay sonra ilk selfi" şeklinde çevirebiliriz.
Devamını Oku »

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Korece Reklamlar - 10

LG'nin bu reklamı birer dakikalık üç videodan oluştuğu için bugün üç videoyu da art arda paylaşıyorum ki takip etmekte zorlanmayalım.

3. bölümde başrol karakterimiz IKON ana rapper Bobby, gelin görün ki hikayede bir farklılık olmuş ve diğer üyelerin aksine Bobby Jisoo'yu sevmiş. ㅋㅋ

Telefonuyla sadece Jisoo'ya odaklanıp onun fotoğrafını çekiyor ve sadece onun bulunduğu anları yakalıyor, bu yüzden de videonun adı, 

"3. Bölüm Bobby, Sadece Bana Ait Anları Yakalamak"



Bobby (46. sn):  "난 널 좋아해."
"Senden hoşlanıyorum."

 (54. sn): "나 혼자 느꼈던 사랑이, 
"Yalnız başıma hissettiğim aşk,"

(56. sn): "나 혼자 있던 사랑이,"
 "Tek başıma olduğum bu aşk,"

Bobby (58.sn):"나 혼자만의 이별에,"
"Sadece bana ait vedayla"

Bobby (1.dk): "가슴 아프다,"
"Canımı yakıyor,"

Türkçe'de canımızın yandığını belirttiğimiz söz öbeği Korece'de "kalbim ağrıyor" sözleriyle ifade edilir.

Bobby (1. dk2.sn):"나만의 순간을 담다."
"Bana ait anları yakalamak"

Jisoo (1.dk 10.sn): "우리는 친구였고,"
"Biz arkadaştık."

Bu cümlede, halen arkadaş olmalarına rağmen, eskiden beri arkadaş olduklarını ancak eskisi gibi yakın olmadıklarını belirtmek için geçmiş zaman kipiyle söylenmiş.
Jisoo (1. dk 12.sn): "각자 다른 사랑을 했다, 
"Her birimiz başkasını sevdik."

Jisoo (1.dk 15sn.): "우리 예전 처럼 친핼 수 있을까?"
"Eskisi gibi yakın olabilir miyiz?"

Devamını Oku »

25 Şubat 2017 Cumartesi

14. Vitamin (Türkçe Şiir)

Gidelim buradan
Ya sen bana gel
Ya da ben sana geleyim
Sonra gidelim. Hadi...

여기를 떠나가자
네가 나에게 와
아니면 내가 너한테로 갈게
그리고 가자 어서...

.
.


Kitaplar ve şiirlerin satırları arasında gezinirken Ali Lidar'a ait bir dörtlüğe denk geldim. Aslında sözleri çok sade olmasına karşın bir yandan da çok derin; o nedenle Korece'ye çeviri yapmaya çalıştığımda hele de "Hadi" ifadesinin karşılığını bulamadım. 
Ancak bilenlere sordum ve 어서 (o-so): "hemen/hadi" şeklinde çevirmenin daha uygun olduğunu öğrendim. 


Aslında Korece'den Türkçe'ye çeviri yapmak gerçekten çok kolaymış onu fark ettim. Vakti zamanında İngilizce'den yaptığım çevirileri daha çok beğenip ana dilimizden yabancı dilimize yaptığım çevirileri yerin dibine gömmek istediğim gibi Türkçe'den Korece'ye çevirirken de hem zorlanıyorum hem de yüzde yüz emin olamıyorum, yine de elimden geleni yapıyorum. Umarım anlam yerine ulaşıyordur ^^ 
Devamını Oku »

10 Şubat 2017 Cuma

13. Vitamin (Türkçe söz)


삶은 단 한번도 축제가 아니다
(salm-ın dan han-bon-do çug-ce-ga a-ni-da)

아니면 모든 숨결 마다 축제였다.
(a-nim-yon mo-dın sum-gyol ma-da çug-ce-yod-da)

Hiçbir kere hayat bayram olmadı
Ya da her nefes alışımız bayramdı
**
Nasıl bakarsak öyle görürüz derler defalarca. Eğer güneşin bize bir kere bile doğmadığını düşünürsek doğmaz. Hayat bize bir kere bile gülmedi dersek gülmez. 

Mesela hiçbir kere hayat bize bayram olmadı diyoruz. Belki de her nefes alışımız bayramdı. O bayramların kıymetini bilmek, tadını çıkarmak lazım.

Baktığı küçük bir çiçekte bir dünya gören ve her günü bayram olanlardan olmanız dileğiyle...
단한번도: bir kere bile 모든 숨결 마다: her nefes (alış)  축제 (çug-ce): festival, bayram
Devamını Oku »

17 Ocak 2017 Salı

10. Vitamin (Korece Şiir)



머물고 싶죠그대라는 세상에
Yaşamak istiyorum tabii ki
Sen denilen dünyada. 

Okunuşu: mo-mul-go şip-co
kı-de-ra-nın se-sang-e

***
머무르다(mo-mu-rı-da): kalmak, yaşamak 세상(se-sang): dünya 
그대라는(kı-de-ra-nın): sen denilen

Dünyanızın merkezine koyduğunuz birileri; aileniz, dostlarınız, sevdikleriniz var mesela... Onlarla yaşamak istersiniz tabii ki. Onları dünyanıza almak, onların dünyasına girmek istersiniz. Her insan bir dünyaya gebe madem, her insan bir dünyadır elbet. O dünyada yaşamak istersiniz. İstediğiniz gibi, istediklerinizle, dünyasına girdiklerinizle yaşamanız dileğiyle... 

Devamını Oku »

9. Vitamin (Korece Söz)

"실패는 성공을 위한 리허설." 

(şil-pe-nın song-gong-ıl wi-han li-ho-sol)

"Başarısızlık, başarıya bir provadır."


실패: başarısızlık  성공: başarı


리허설: prova (İngilizce'deki rehearsal kelimesinin direkt uyarlamasıdır.)

위한: için 

(Ben bu cümlede "başarı için" değil "başarıya" şeklinde çevirdim.)


~~~

Yolunda gitmeyen işler olabilir, bizi memnun etmeyen sonuçlar olabilir, evdeki hesap çarşıya uymayabilir. Yani kısaca hayatın herhangi bir döneminde başarısız olmuş olabiliriz. Moral bozmaya hiç gerek yok! Bu, başarıya giden yolda ihtiyaç duyduğumuz provalardan biriydi diye düşünelim. İyi akşamlar *-* 






Devamını Oku »