koreceçeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koreceçeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2020 Perşembe

Yemeklerle Korece - 2

Madem Razaman ayındayız neden yemeklerden konuşup daha da acıkmıyoruz ki? Değil mi ama? 

Bugün ne pişireceğiz? 


Acı - tatlı soslu tavuk! (닭강정) /Dak-gang-cong/





 닭 /dak/ = Tavuk  강정 /kangcong/ = susamlı ve soslu top

Başlamadan önce belirteyim tarifi "Granny in Korea" kod adıyla mutfakta da bir şeyler yapan arkadaşın şu linkteki chefgranny1 twitter hesabından aldım.  Burada yemek tarifi değil de malzemelerin Korecesini öğrendiğimiz için sadece onları yazacağım. Tarifi hanımefendinin paylaşımından bulabilirsiniz. Linke tıklamayı unutmayın!! (❁´◡`❁)

~~Malzemeler 재료 /çeryo/~~

Tavuk göğsü - 닭가슴살 /dak-kasım-sal/       Süt - 우유 /uyu/
Sıvıyağ- 기름  /ki-rım/                                Nişasta - 전분가루 /conbun-garu/
Tuz - 소금 /so-gım/ Zencefil - 생강 /seng-gang/
Karabiber - 후추 /huçu/ Sarımsak - 마늘 /manıl/
Soya sosu - 간장 /kancang/ Sirke - 식초 /şikço/
Kore salçası - 고추장 /goçu-cang/ Bal - 꿀 /ggul/
Susam yağı - 참기름  /çam-ki-rım/               Şeker - 설탕 /soltang/





*görseller bana ait değildir*
Devamını Oku »

19 Nisan 2020 Pazar

Genç Korece - 7



Korece öğrenirken izlediğiniz videolarda (özellikle diziler ve eğlence programlarında) mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiş olacak bir gerçeğe değinmek istiyorum. 

"Koreliler kelimeleri tekrar etmeyi sever."

İlk fark ettiğimde tatlı gelmişti, daha sonra komik gelmeye başladı, bir yerden sonra sinirimi bozdu. Çünkü neden ağızlarından çıkan her şeyi dört beş kere daha tekrarladıklarını anlamıyordum. Meğerse bu Kore dilinin özüne has bir durummuş. Biz Türklerin konuşurken sıklıkla "ya ya, öyle öyle, aynen, yani" diyerek cümlelerimizi pekiştirmemiz gibi.

Koreceyi bir Koreli gibi telaffuz ederek (orijinaline en yakın haliyle) konuşmak istiyorsanız özellikle tonlama ve vurgulara dikkat etmeniz gerekiyor. Burada da Kore halkının konuşma içerisinde sıklıkla başvurduğu bir durum karşınıza çıkacak: Sözleri tekrar etmek. 

Herhangi bir Koreli'nin (özellikle genç neslin) videosunu açın sizi temin ediyorum buna denk geleceksiniz 😊 Şu anda konuşma dilinin özünde ve doğalında bu durumun var olduğunu öğrendiğim için artık tekrarlanmış sözler işitmek beni rahatsız etmiyor. Tam aksine hoşuma gidiyor 😍

Örneğin;

  • 좋아, 좋아, 좋아. 내가 할게, 내가 할게. (Tamam,tamam,tamam, ben yaparım, ben yaparım)
  • 그래 그래 그래 (Peki, peki, peki) 
  • 장난해 장난해 (şaka yaptım şaka yaptım)
  • 아니 아니 아니 (hayır, hayır, hayır)
  • 어떻개 어떻개 어떻개 (ne yapacağım x3)
Şimdi sizlere bir video ekleyeceğim mutlaka izleyin. Birbirleriyle şakalaşırken de sakince konuşurken de sözlerini tekrarlıyorlar. Korkunca, mutluyken, heyecanlanınca, endişeliyken kelimeleri (hatta bazen cümleleri) hep iki üç kez tekrarlayarak söylüyorlar. Ne demek istediğimi anlayacaksınız 😊




Herkese iyi eğlenceler 😍
Devamını Oku »

16 Nisan 2020 Perşembe

Korece Oyun - 1

Arkadaşlar bu başlık altındaki ilk yayın olduğu için, açıklaması ve oynaması kolay bir şey seçtim. Görsellerle (çoğunlukla sembollerle) anlatmak istediğim atasözünü bulmaya çalışacaksınız.


Örnek olması için Türk atasözü ile başlıyorum. Sizce aşağıdaki görsellerin ifade ettiği Türk atasözü nedir? Cevabı görmemek için alt satırı elinizle kapatın.



Tahminleri alalım? Bence anında bildiniz. Herhangi bir çağrışım yapmadıysa görselleri tek tek çözümleyelim:

1- Su içmek           2 - yılan      3- hayır /olmaz

Tahminen "su içen yılan" hakkında bir atasözü. Eh sanırım bundan sonrası çok net: Su içene yılan bile dokunmaz.

Buraya kadar süper geldik. O zaman oyunu nasıl oynayacağımızı anladık demektir. İlk Kore atasözünü deniyoruz o zaman. 

Haydi buyurun. Cevabı görmemek için görselin altındaki satırı elinizle kapatın ya da sayfayı alta kaydırmayın.



Bu Türk atasözünün aynısı dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü aynen öyle! Onlarda da su içen / yemek yiyen kişilere karışılmaması gerektiği söyleniyor. Hemen aşağıya Korece ve Türkçe ekliyorum.

1- yemek yemek 2 - köpek 3 - hayır / olmaz

먹을 땐 개도 안 건드린다!

Yemek yerken köpek bile dokunmaz.

Güzel gidiyoruz. Devam edelim! Go go!




Evet bence tahminlerinizin tamamı doğru. Umarım Korecesini de söyleyebilmişsinizdir :) Türkçe'de bizlerin kullandığı "Başlamak bitirmenin yarısıdır." sözü Kore'de de var. 

"Başlangıç yarısıdır." anlamında  시작이 반이다.  sözü kullanılıyor.


Oyunumuz burada bitiyor diye belirtiyorum. Teletabiler'de güneşin batışına doğru yerden fırlayarak bölümün bittiğini haber veren hoparlör gibi hissettim. Üzgünüm :( 

Bugün iki atasözü öğrenmiş olduk. Kendimize kocaman tebrikler sunalım ve bir sonraki yayında görüşelim!!! 🙋😍😏
Devamını Oku »

25 Eylül 2018 Salı

16. Vitamin (Şiirsel Söz)




Oysa ben bütün vaktimi, bütün vaktimden daha çoğunu 
Yeryüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum. (Franz Kafka)

.
.

근데 난 말이야, 나의 모든 순간을, 나의 모든 시간을, 
세상에 있는 모든 시간을 다 너에게 주고 싶다. 
(프란츠 카프카)
Devamını Oku »

Yemeklerle Korece

  • 땅콩 (ddang-kong): yer fıstığı      
  • 호두 (ho-du): ceviz                               
  • 들깨 (dıl-gge): perilla                 
  • 아사이베리 (a-sai-beri): acai üzümü
  • 밤 (bam): kestane
  • 도토리 (do-to-ri): palamut
  • 참외 (ça-me): kavun
  • 탱자 (teng-ca): narenciye

* Bunları aklınızda tutmayı kolaylaştırmanın tek yolu tadına bakmaktır. Şaka şaka dil öğreniyoruz dedik ama o kadar da uğraşa gerek yok, yerinde tatmasak da öğrenebiliriz.

- Öncelikle kestane kelimesi 밤  diye yazılıp okunuyor. Nitekim anlamı "gece" ile aynıdır. Bu durumda geceleri kestane pişiriyoruz diye aklımızda tutabiliriz. Mantıklı olup olmaması önemli değil, hafızamızda kalması yeterli.

-  들깨  Yani nam-ı diğer perilla, özellikle Japonların suşi / saşimi yaparken kullandıkları bir bitki. Yaprakları bizdeki sarma yemeğindeki işlevi görüyor.               

- 땅콩  kelimesini de akılda tutmak kolay çünkü 땅  toprak demek. Yerdeki, topraktaki fıstık anlamındadır.

- Açai üzümü resmini çok gördüğüm ama bir türlü denemediğim bir meyve. Yaban mersini sanmıştım ancak Güney Amerika'da bolca tüketilen ve yaban mersininden bile çok daha faydalı olan bir bitkiymiş. Bir şey sağlıklıysa Koreliler alır onu anında tablet yapıp vitamin niyetine satar, ondan biliniyor bence.

- Palamut en sevdiğim kelime çünkü söylenişi şirin: 도토리  dotori. EXO üyelerini sincaba benzetip onların fanart olarak çizen bir arkadaş çizimlerinin etrafına dotori'ler dağıttığı için aklımda tutmakta hiç zorlanmamıştım. 

- Narenciye kelimesi ise 탱자  "teng-ca" olarak okunuyor ki İngilizce'de mandalina meyvesi tangerine olarak adlandırılıyor. O nedenle hemen ilişki kurmuştum.

- 호두  sanırım çok sevdiğim için ilk öğrendiğim yemişlerden biriydi. Bunun üzerine öğrenmemin kalıcı olmasını sağlayacak kadar çok sık gördüğüm bir dizi olmuştu. Dizi tamamen bir ceviz fırınında geçiyordu. Fırında satılan bütün ekmekler, pastalar, kekler cevizliydi. Başrol kızımız çok güçlüydü ve elleriyle hiç zorlanmadan ceviz kırıyordu, orada da çok fazla karşılaşınca çabuk ezberlemiştim. 

Ne kadar çok duyarsak o kadar kalıcı öğreniyoruz. Bu yüzden dilini öğrendiğimiz yeri ziyaret etme fırsatımız olmuyorsa bile dizi, film, şov programı, yarışma, etkinlik vs. izleyerek işimizi kolaylaştırabilir, öğrenmemizi kalıcı hale getirebiliriz.

Bu yayın biraz uzun oldu ama iştahımızı açan şeylerden bahsetmek her zaman eğlenceli olduğu için kimsenin şikayetçi olduğunu zannetmiyorum. 

Esenle kalın, sağlıklı kalın. Sevdiğiniz yemeklerden bol bol yiyin!!!!!!
Devamını Oku »

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Genç Korece - 6

Pekala millet~ bence Korece öğrenmek isteyen ya da bilen ve kendini geliştirmek isteyen herkesin bu bölüme göz atmaya ihtiyacı var. Çünkü laboratuvarımda araştırmalar yapıp faydalı vitaminler hazırlamaya çalışırken bir sürü şey keşfettim.

Gençlerin kendi aralarında (özellikle de mesajlaşırken) kullandıkları o kadar ilginç ifadeler var ki bakmadan geçilmez.

Bir Koreliyle mesajlaşır ya da Korelilerin internet üzerindeki yorumlarına bakarsanız ne kadar yaygın şekilde bu ifadeleri kullandıklarını fark edeceksiniz. 

Hemen başlayalım o zaman! (Ay heyecanlandım, devlet sırrı ifşa edecek gibi hissettim yine.) 

1) Kelimelerin, cümlelerin sonuna şirinlik olsun ve samimi dursun diye ㅇ harfini eklemek.

이쁘다 → 이쁘당  //  없네 → 없넹  //  왜? → 왱?  //  자야지 → 자야징 // 맞아요 → 맞아용

2) Cümle sonundaki 요 saygı eki fazla resmi durmasın diye bu ekin yerine aşağıdakileri yazmak:

여 // 염 (여 + ㅁ)  // 용 (요 + ㅇ) // 욤 (요 + ㅁ) // 욘 (요 + ㄴ) // 효

3) Kelimeleri söylendiği gibi yazmak


뭐 해? → 머 해? (Naber) //  갈거야 → 갈꺼야 (Gideceğim) // 갔어 → 가써 (Gittim)  //  맞아 → 마자 (Doğru) 

좋아 → 조아 (iyi, güzel) //  아니야 → 아냐 (hayır)  // 싫어 → 시러 (olmaz, istemem)

했잖아 → 했자나 (yaptım ya) //  그렇지 → 그러치 (aferin, aynen)

 착해 → 차캐 (Bildiğiniz gibi ㄱ + ㅎ birleşince ㅋ sesi verir)



Bu bölümün devamını da kısa zamanda ekleyeceğim. İlginç şeyler öğrenmeye devam edeceğiz ^^ 



Devamını Oku »

2 Temmuz 2017 Pazar

Bir Kore atasözü der ki..


Bir önceki yayında Korece romantik bir satır paylaşmıştım ve içinde 아픈 손가락 (acıyan parmak) diye bir söz öbeği geçiyordu. O şiirin satırını ilk okuduğumda aklıma gelen Kore atasözü şuydu:

"열 손가락(을) 깨물어 안 아픈 손가락 없다."
(yol son-gara-gıl gge-mu-ro an a-pın son-ga-rag ob-da)

"10 parmağını ısır, acımayan parmak yoktur."

열: on        손가락: parmak        깨물다: ısırmak        아프다: ağrımak  없다: yok

Yani bu atasözü bizlere diyor ki "On parmağınızı ayrı ayrı ısırın, on parmağınızın onu da ısırdığınızda acıyacaktır." 

Peki bu atasözünün kullanım amacı nedir? Geçen yayında bahsettiğimiz gibi şiirsel bir anlamla kullanılıp karşıdakinin derdini üstlenmek anlamına mı geliyor? Hayır, tamamen farklı bir anlamı var. 

"Tüm evlatlar anne-baba için aynı derecede kıymetlidir." anlamına gelmektedir. 

Örneğin biri "Annem abimi daha çok seviyor. / Babam ablamı daha çok seviyor. / Küçük kardeşimi hep kayırıyorlar." şeklinde derse bu atasözünü kullanıyorlar: "A olur mu öyle şey!? On parmağını ısır, acımayan parmak olmaz." Hepiniz ayrı ayrı çok kıymetlisiniz anlamında.


Devamını Oku »

15. Vitamin (Korece söz)


사실은 내가 너의 아픈 손가락이면 좋겠어.

Acıdığını biliyorum. Keşke senin acıyan parmağın ben olsaydım.

**


사실 (sa-şil): gerçek / doğru

사실은 (sa-şi-rın): açıkçası

손가락 (son-ga-rag): parmak

~이면 좋겠어 (-imyon çokkesso): "~olsaydı çok iyi olurdu" şeklinde direkt çevirebildiğimiz gibi duruma göre önüne "keşke" ekleyerek de kullanabiliriz.

**

Şairimiz burada sevdiğinin sahip olduğu kalp ağrısını ve çektiği aşk acısını bildiğini ama o acının başkası için değil de kendisi için olmasını diliyor. 아픈 손가락 (a-pın son-ga-rak): acıyan parmak söz öbeğinin anlamı fiziksel bir acıdan çok uzakta ve şiirsel olarak kalp ağrısını ifade ettiği için daha başka bir boyutta.

Devamını Oku »

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Korece Reklamlar - 9

LG'nin reklamına devam edelim, zaten videolar birer dakika. Neyse efendim, ikinci bölümde ana karakterimiz IKON üyesi BI ve yine Black Pink Jisoo.

Geçen bölüm Jisoo'nun hoşlandığı kişinin kim olduğunu bu bölümde öğrenmiş oluyoruz. Ekibimiz barda adeta mafya babası gibi giyinmiş ve birbirlerine manalı bakışlar atarak dans etmeye çalışırken ben gülmemi tutmaya çalışıyordum. Öhöm konumuza dönelim, BI, Jisoo'nun kulağına eğilip onu üzecek bir cümle kuruyor. Replikleri videonun aşağısına ekliyorum.

Videonun adı: "2. Bölüm, BI, saklı aşkı görmek"

감춰진 사랑: Saklı / Gizli Aşk



BI (45. sn): "재미 없다"
                   "Sıkıcısın."

재미 없다 (ce-mi ob-da) Türkçe'de "eğlence yok" anlamına gelen bir fiil olmasına rağmen Korece'de "sıkıcı" sıfatına denk gelen bir anlamda kullanılır.

BI (52. sn): "니 맘 알아 하지만 사랑이 끝나면 모두를 잃어보릴가, 두려."
"Hislerini biliyorum, ama aşkımız bittiğinde herkesi kaybetmekten korkuyorum."

BI(1.dk): "나만의 스크린으로 보다"
"Sadece benim ekranımdan görmek"
Devamını Oku »

Korece Reklamlar - 8

Kore'ye ait markalarda bugün LG reklamları bizimle. Reklamın konukları YG Entertainment şirketinden IKON üyeleri ve  Black Pink'ten Jisoo. Reklam üç kısa videodan oluşuyor. 

İlk bölümde ana karakterimiz IKON üyesi Jinhwan, LG telefonunun çizim özelliklerini kullanarak kendi tarzıyla Jisoo'ya olan aşkını nasıl itiraf ettiğini anlatıyor. 

Zaten reklamın ismi de "1. Bölüm Jinhwan, aşkı çizme yöntemi, itiraf."







Jisoo (44. saniye): "나,  좋아하는 사람 생겼어."
"Benim, hoşlandığım biri oldu."

Burada birinden hoşlandığını söylüyor ama Koreliler yeni biriyle tanıştığında, birisine aşık olduğunda ya da yeni bir sevgilisi olduğunda "birinden hoşlanıyorum" şeklinde değil de "hoşlandığım biri ortaya çıktı" anlamına gelecek şekilde 생기다 (gözükmek, ortaya çıkmak) fiilini kullanıyorlar.

Jinhwan (50. sn): "사랑한다고 좋아한다고,
"Seviyorum, hoşlanıyorum diyerek,



(55. sn): "고백 할 수 없는 내가 너무 싫다."

"itiraf edemeyen kendimden nefret ediyorum."


(1.dk): "나만의 스타일로 그리다."

"Sadece bana ait tarzla çiziyorum."
Devamını Oku »

25 Şubat 2017 Cumartesi

Korece Etiketler (Hashtags) - 7

#여행스타그램


Korelilerin fotoğraflarını paylaşıma açarken kullandığı en ünlü etiketlerden biri de
içinde 여행 (yo-heng) kelimesini barındıran etiketler. Gezdikleri yerlere ve 
seyahatlerine dair paylaşımları bu etiketle yapıyorlar. Göz atalım o zaman ^^
                                    "여행 (yo-heng): gezi / seyahat"
#여행스타그램 (yo-heng-sı-ta-gı-rem) = gezi + instagram

#경치스타그램


Gezi etiketine ek olarak eğer herhangi bir manzaranın fotoğrafı paylaşılacaksa ek olarak #경치스타그램 (kyong-çi-sı-ta-gı-rem) etiketi kullanılıyor çünkü;
"경치(kyong-çi): manzara" demek.

#경치스타그램 = manzara + instagram
Devamını Oku »

14. Vitamin (Türkçe Şiir)

Gidelim buradan
Ya sen bana gel
Ya da ben sana geleyim
Sonra gidelim. Hadi...

여기를 떠나가자
네가 나에게 와
아니면 내가 너한테로 갈게
그리고 가자 어서...

.
.


Kitaplar ve şiirlerin satırları arasında gezinirken Ali Lidar'a ait bir dörtlüğe denk geldim. Aslında sözleri çok sade olmasına karşın bir yandan da çok derin; o nedenle Korece'ye çeviri yapmaya çalıştığımda hele de "Hadi" ifadesinin karşılığını bulamadım. 
Ancak bilenlere sordum ve 어서 (o-so): "hemen/hadi" şeklinde çevirmenin daha uygun olduğunu öğrendim. 


Aslında Korece'den Türkçe'ye çeviri yapmak gerçekten çok kolaymış onu fark ettim. Vakti zamanında İngilizce'den yaptığım çevirileri daha çok beğenip ana dilimizden yabancı dilimize yaptığım çevirileri yerin dibine gömmek istediğim gibi Türkçe'den Korece'ye çevirirken de hem zorlanıyorum hem de yüzde yüz emin olamıyorum, yine de elimden geleni yapıyorum. Umarım anlam yerine ulaşıyordur ^^ 
Devamını Oku »

10 Şubat 2017 Cuma

13. Vitamin (Türkçe söz)


삶은 단 한번도 축제가 아니다
(salm-ın dan han-bon-do çug-ce-ga a-ni-da)

아니면 모든 숨결 마다 축제였다.
(a-nim-yon mo-dın sum-gyol ma-da çug-ce-yod-da)

Hiçbir kere hayat bayram olmadı
Ya da her nefes alışımız bayramdı
**
Nasıl bakarsak öyle görürüz derler defalarca. Eğer güneşin bize bir kere bile doğmadığını düşünürsek doğmaz. Hayat bize bir kere bile gülmedi dersek gülmez. 

Mesela hiçbir kere hayat bize bayram olmadı diyoruz. Belki de her nefes alışımız bayramdı. O bayramların kıymetini bilmek, tadını çıkarmak lazım.

Baktığı küçük bir çiçekte bir dünya gören ve her günü bayram olanlardan olmanız dileğiyle...
단한번도: bir kere bile 모든 숨결 마다: her nefes (alış)  축제 (çug-ce): festival, bayram
Devamını Oku »

Şarkılarla Korece - 9

Bir dili öğrenirken keyif almaya çalışmanın yöntemlerinden biri de o dilde şarkı dinlemektir. Bu bölümde de bir Korece şarkıyla dil edinim serüvenimizi eğlenceli hale getirmeye devam etmiş olacağız. 


Bu kez konuğumuz INFINITE grubunun lideri ve ana vokalisti 김성규 (Kim Songkyu) ve onun rapper Tablo ile yaptığı düeti "Daydream" 


Şarkının ilk dakikalarını çevirelim zaten gayet rahat anlaşıldığını siz de fark edeceksiniz.  



나의 머릿속은 온통

Aklım tamamen


너의 대한 생각으로 가득해

Sana dair düşüncelerle dolu


나의 마음속은 온통

Kalbim tamamen


널 향한 그리움으로 가득해
Sana duyulan özlemle dolu 


지금 당장 이라도

Hemen şimdi


널 향한 달려가고 싶어

Sana koşmak istiyorum


나의 두 눈 속에

İki gözümün içini


너를 가득 담고 싶어
Senle doldurmak istiyorum


머릿속 (mo-rid-sog): kafanın içi/ akıl   가득 (ka-dık) / 가득해 (ka-dık-he): dolu

온통 (on-tong): tamamen                   널 향한 (nol hyang-han): senin için
그리움 (kı-ri-um): özlem                     
지금 당장(çi-gım dang-cang): hemen şimdi

달려가다 (dall-yo ka-da): koşmak        담다 (dam-da): yerleştirmek/koymak
싶다 (şip-da): istemek

Devamını Oku »

17 Ocak 2017 Salı

12. Vitamin (Korece Şiir)

밖에 비 온다

(pak-ke pi on-da)

우산 준비하지 말고 

(u-san cun-bi-ha-ci-mal-go

내 생각할 준비해 

(ne seng-gak-hal cun-bi-he)

**

Dışarıda yağmur yağıyor
Şemsiyeni hazırlama
Beni düşünmeye hazırlan.


Camdan dışarı bakıp da semadan yeryüzüne düşen yağmur tanelerini görünce kimin aklına ilk önce şemsiye geliyor bilemem ama herkesin aklına mutlaka birileri geliyordur. Yağmurun iyi şekilde hatırlattığı kişilerden olmanız dileğiyle :)

우산(u-san): şemsiye
준비하다(cun-bi-ha-da): hazırlamak

Devamını Oku »

11. Vitamin (Korece Şiir)



자세히 보아야 예쁘다 
(ca-se-hi boa-ya ye-pı-da)

오래 보아야 사랑스럽다
(o-re boa-ya sa-rang-sı-rop-ta) 

너도 그렇다
(no-do kı-rot-ta)


**
Dikkatli bakınca güzel,
Uzun zaman bakınca sevilmeye değer,
İşte sen öylesin.

~~~
자세히 (ca-se-hi): dikkatli
예쁘다 (yep-pı-da): güzel
오래 (o-re): uzun süre / uzun zaman
사랑스럽다 (sa-rang sı-rob-da): sevilesi, sevilmeye değer

Devamını Oku »

Korece Reklamlar - 5

Reklamlarla Korece öğrenmeye devam ettiğimiz bu yayınımızda tam da blogun ismine yaraşır bir reklam buldum. Vitamin reklamı :) 

머리 부터 발끝까지 
(mo-ri buto pal ggıt gga-ci)

오로나민 C 
(oro-na-min şi)

건강하고 활기차게 
(gon-gan-ha-go hwal-gi-ça-ge)

오로나민 C 
(oro-na-min şi)

           

머리 부터 발끝까지: baştan ayağa (günlük dilde çok kullanılıyor)

오로나민 C: Markanın adı

건강하고 활기차게: sağlıklı ve enerjik şekilde



Devamını Oku »

8. Vitamin (Korece Şiir)


눈 내리는 겨울 아침

가슴에도 희게 피는
설레이는 눈 꽃...

오래 머물다 못해도
아름다운 눈 꽃처럼
오늘을 살고 싶네~


❄ ❄


Kar yağan bir kış sabahı
Kalpte bile bembeyaz açan
Heyecan veren kar çiçeği...
Uzun süre olmasa da
Güzel bir kar çiçeği gibi
Bugünü yaşamak istiyorum~


❄ ❄


Karın yeryüzünü bembeyaz bir çiçek bahçesine çevirmesi öyle güzel görünüyor ki herkesin penceresinden dışarıyı seyrederken çocuk gibi sevindiğine ve heyecanlandığına eminim. Kar tanelerinin çiçeğe benzediği bir mevsimde her günün tadını çıkararak yaşamak yapılacak en doğru şeylerden biri sanırım.
Kar bu sene çok iyi yağdı. Daha da yağacak galiba. 
Soğuğa dikkat edin (감기 조심하세요~ ☃ )

눈 내리다 (nun neri-da): kar yağmak
겨울 (kyo-ul): kış
아침 (a-çim): sabah


Devamını Oku »