7 Mayıs 2020 Perşembe

Yemeklerle Korece - 2

Madem Razaman ayındayız neden yemeklerden konuşup daha da acıkmıyoruz ki? Değil mi ama? 

Bugün ne pişireceğiz? 


Acı - tatlı soslu tavuk! (닭강정) /Dak-gang-cong/





 닭 /dak/ Tavuk  강정 /kangcong/ = susamlı ve soslu top

Başlamadan önce belirteyim tarifi "Granny in Korea" kod adıyla mutfakta da bir şeyler yapan arkadaşın şu linkteki chefgranny1 twitter hesabından aldım.  Burada yemek tarifi değil de malzemelerin Korecesini öğrendiğimiz için sadece onları yazacağım. Tarifi hanımefendinin paylaşımından bulabilirsiniz. Linke tıklamayı unutmayın!! (❁´◡`❁)

~~Malzemeler 재료 /çeryo/~~

Tavuk göğsü - 닭가슴살 /dak-kasım-sal/       Süt - 우유 /uyu/
Sıvıyağ- 기름  /ki-rım/                                Nişasta - 전분가루 /conbun-garu/
Tuz - 소금 /so-gım/ Zencefil - 생강 /seng-gang/
Karabiber - 후추 /huçu/ Sarımsak - 마늘 /manıl/
Soya sosu - 간장 /kancang/ Sirke - 식초 /şikço/
Kore salçası - 고추장 /goçu-cang/ Bal - 꿀 /ggul/
Susam yağı - 참기름  /çam-ki-rım/               Şeker - 설탕 /soltang/





*görseller bana ait değildir*
Devamını Oku »

19 Nisan 2020 Pazar

Genç Korece - 7



Korece öğrenirken izlediğiniz videolarda (özellikle diziler ve eğlence programlarında) mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiş olacak bir gerçeğe değinmek istiyorum. 

"Koreliler kelimeleri tekrar etmeyi sever."

İlk fark ettiğimde tatlı gelmişti, daha sonra komik gelmeye başladı, bir yerden sonra sinirimi bozdu. Çünkü neden ağızlarından çıkan her şeyi dört beş kere daha tekrarladıklarını anlamıyordum. Meğerse bu Kore dilinin özüne has bir durummuş. Biz Türklerin konuşurken sıklıkla "ya ya, öyle öyle, aynen, yani" diyerek cümlelerimizi pekiştirmemiz gibi.

Koreceyi bir Koreli gibi telaffuz ederek (orijinaline en yakın haliyle) konuşmak istiyorsanız özellikle tonlama ve vurgulara dikkat etmeniz gerekiyor. Burada da Kore halkının konuşma içerisinde sıklıkla başvurduğu bir durum karşınıza çıkacak: Sözleri tekrar etmek. 

Herhangi bir Koreli'nin (özellikle genç neslin) videosunu açın sizi temin ediyorum buna denk geleceksiniz 😊 Şu anda konuşma dilinin özünde ve doğalında bu durumun var olduğunu öğrendiğim için artık tekrarlanmış sözler işitmek beni rahatsız etmiyor. Tam aksine hoşuma gidiyor 😍

Örneğin;

  • 좋아, 좋아, 좋아. 내가 할게, 내가 할게. (Tamam,tamam,tamam, ben yaparım, ben yaparım)
  • 그래 그래 그래 (Peki, peki, peki) 
  • 장난해 장난해 (şaka yaptım şaka yaptım)
  • 아니 아니 아니 (hayır, hayır, hayır)
  • 어떻개 어떻개 어떻개 (ne yapacağım x3)
Şimdi sizlere bir video ekleyeceğim mutlaka izleyin. Birbirleriyle şakalaşırken de sakince konuşurken de sözlerini tekrarlıyorlar. Korkunca, mutluyken, heyecanlanınca, endişeliyken kelimeleri (hatta bazen cümleleri) hep iki üç kez tekrarlayarak söylüyorlar. Ne demek istediğimi anlayacaksınız 😊




Herkese iyi eğlenceler 😍
Devamını Oku »

16 Nisan 2020 Perşembe

Korece Oyun - 1

Arkadaşlar bu başlık altındaki ilk yayın olduğu için, açıklaması ve oynaması kolay bir şey seçtim. Görsellerle (çoğunlukla sembollerle) anlatmak istediğim atasözünü bulmaya çalışacaksınız.


Örnek olması için Türk atasözü ile başlıyorum. Sizce aşağıdaki görsellerin ifade ettiği Türk atasözü nedir? Cevabı görmemek için alt satırı elinizle kapatın.



Tahminleri alalım? Bence anında bildiniz. Herhangi bir çağrışım yapmadıysa görselleri tek tek çözümleyelim:

1- Su içmek           2 - yılan      3- hayır /olmaz

Tahminen "su içen yılan" hakkında bir atasözü. Eh sanırım bundan sonrası çok net: Su içene yılan bile dokunmaz.

Buraya kadar süper geldik. O zaman oyunu nasıl oynayacağımızı anladık demektir. İlk Kore atasözünü deniyoruz o zaman. 

Haydi buyurun. Cevabı görmemek için görselin altındaki satırı elinizle kapatın ya da sayfayı alta kaydırmayın.



Bu Türk atasözünün aynısı dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü aynen öyle! Onlarda da su içen / yemek yiyen kişilere karışılmaması gerektiği söyleniyor. Hemen aşağıya Korece ve Türkçe ekliyorum.

1- yemek yemek 2 - köpek 3 - hayır / olmaz

먹을 땐 개도 안 건드린다!

Yemek yerken köpek bile dokunmaz.

Güzel gidiyoruz. Devam edelim! Go go!




Evet bence tahminlerinizin tamamı doğru. Umarım Korecesini de söyleyebilmişsinizdir :) Türkçe'de bizlerin kullandığı "Başlamak bitirmenin yarısıdır." sözü Kore'de de var. 

"Başlangıç yarısıdır." anlamında  시작이 반이다 sözü kullanılıyor.


Oyunumuz burada bitiyor diye belirtiyorum. Teletabiler'de güneşin batışına doğru yerden fırlayarak bölümün bittiğini haber veren hoparlör gibi hissettim. Üzgünüm :( 

Bugün iki atasözü öğrenmiş olduk. Kendimize kocaman tebrikler sunalım ve bir sonraki yayında görüşelim!!! 🙋😍😏
Devamını Oku »

Yüzüncü Kez Yeniden

Güzel ülkemin güzel insanları, bu satırları okuyan herkes, merhaba! 

Upuzun bir aradan sonra buralara yeniden yazmak kadar güzel bir his yok! Gözlerim ışıl ışıl parlıyor şu an *-* Yüz ifademi yansıtabilmesi için bu resmi seçtim.




네가 옆에 있으면 모든게 쉬워 보여

"Sen yanımdayken her şey daha kolay görünüyor."


Görsel ve üzerinde yazan cümle şu aralar birazcık destek arayan herkese iyi gelecektir diye ümit ediyorum. Çünkü ben ilk gördüğümde çok iyi hissetmiştim, sizlere de aynı hissi yaşatması temennisiyle selam vermek istedim.

Sevdiğim bir çizer var, böyle minnoş minnoş şeyler çiziyor. Onun insta sayfasından bu görseli çarptım (merak etmeyin hemen altta ismini vereceğim yoksa kopyacılık olur aman Allah korusun 😟).

Blog yazmak ciddi bir iş ama ben burayı bayağı boşluyorum, farkındayım. Yine de düşünüyorum da sanırım kendimi az çok haklı çıkarabilirim. Sonuçta görev bilinciyle kullanarak hiç keyif almamak kulağa daha korkunç geliyor. O yüzden kendimi iyi hissettiğim anda, yazmaya değer bir bilgim olduğunda paylaşım yapmak daha doğal ve daha dürüst geldiğinden şu sıralar (her şeyi özlemişken) geri dönmekte bir sakınca yok. Nasıl, kotarabildim mi? 😏

Comeback (geri dönüş) yapan Kpop idolleri gibi heyecanlı hissettiğimi belirtmem gerek. Yeni albümü çok sevin diyerek reklam yapacağım ve bir sonraki yayınları takip etmenizi isteyeceğim. 

Bir dakika ya fark ettim de çok dağınık yazmışım. Umarım okurken "Ne diyor bu ya?" diyerek göz devirmezsiniz :( Çünkü cidden heyecandan aklıma ne geliyorsa hızlıca klavyede onu tuşluyorum. 

Anlayışınız için teşekkürler doğal mineral kaynağı okurlarım. 

Sizleri daha fazla oyalamadan yayınlarımı paylaşmaya başlayacağım. Okuyunca haber verin. Ben yazarken çok eğlendim, bakalım siz ne kadar eğleneceksiniz.

Sevgiyle kalın!!


***görsel instagram sayfa adı good_sena olan Koreli bir hanımefendiye ait. Linkten de ulaşabilirsiniz.

https://www.instagram.com/good_sena/
Devamını Oku »

27 Eylül 2018 Perşembe

Korece Etiketler (Hashtags) - 9




Uzun upuzun bir aradan sonra yeniden, Korece etiketler kullanarak fotoğraf atabileceğimiz ya da atılan fotoğraflara bakabileceğimiz kelimeleri konuştuğumuz #Hashtags bölümünden herkese kocaman selamlar~

Evet, bu yayında kullanacağımız etiket #도시락그램 resimde de gördüğünüz üzere yemeklerle ilgili. Öğle yemeği hakkında öneriler bulabileceğiniz bir etiket olduğu için (daha doğrusu Koreliler her yediği şeyi paylaşmayı gelenek haline getirdiği için) burada paylaşılan tüm fotoğraflar sayesinde Kore yemekleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. 

Daha önce - sanırım bu başlık altındaki ilk yayında - #먹스타그램 (mog-sıtagram) etiketinden bahsetmiştim ancak bu "yeme-tagram" mevzusu o kadar çok çoğaldı ki artık bu etikete tıkladığınızda yemek dışında her şeyi görür hale geldik ve mogstagram bakılmasa da olur bir etikete dönüştü. Bunun yerine; 

도시락 + 인스타그램 = 도시락그램

(öğle yemeği + instagram = öğleyemegram)

etiketini kullanarak şirin sunumlu Kore yemeklerini inceleyebilir, kendiniz de yediğiniz öğle yemeklerinizi paylaşabilirsiniz.

도시락 (do-şi-rak) kelimesi öğle yemeği ve hatta yemek kutusu anlamına geldiği için gündüzleri bu etiket kullanılarak çok fazla şirket çalışanı saklama kaplarındaki yemeklerinin fotoğrafını ekliyor. Sizler de onlara katılmak isterseniz yemeğinizi kameranın önüne koymanız yeterli...

Keyifli çekimler~

Keyifli paylaşımlar~






Devamını Oku »

25 Eylül 2018 Salı

16. Vitamin (Şiirsel Söz)




Oysa ben bütün vaktimi, bütün vaktimden daha çoğunu 
Yeryüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum. (Franz Kafka)

.
.

근데 난 말이야, 나의 모든 순간을, 나의 모든 시간을, 
세상에 있는 모든 시간을 다 너에게 주고 싶다. 
(프란츠 카프카)
Devamını Oku »

Yemeklerle Korece

  • 땅콩 (ddang-kong): yer fıstığı      
  • 호두 (ho-du): ceviz                               
  • 들깨 (dıl-gge): perilla                 
  • 아사이베리 (a-sai-beri): acai üzümü
  • (bam): kestane
  • 도토리 (do-to-ri): palamut
  • 참외 (ça-me): kavun
  • 탱자 (teng-ca): narenciye

* Bunları aklınızda tutmayı kolaylaştırmanın tek yolu tadına bakmaktır. Şaka şaka dil öğreniyoruz dedik ama o kadar da uğraşa gerek yok, yerinde tatmasak da öğrenebiliriz.

- Öncelikle kestane kelimesi   diye yazılıp okunuyor. Nitekim anlamı "gece" ile aynıdır. Bu durumda geceleri kestane pişiriyoruz diye aklımızda tutabiliriz. Mantıklı olup olmaması önemli değil, hafızamızda kalması yeterli.

-  들깨  Yani nam-ı diğer perilla, özellikle Japonların suşi / saşimi yaparken kullandıkları bir bitki. Yaprakları bizdeki sarma yemeğindeki işlevi görüyor.               

땅콩  kelimesini de akılda tutmak kolay çünkü 땅  toprak demek. Yerdeki, topraktaki fıstık anlamındadır.

- Açai üzümü resmini çok gördüğüm ama bir türlü denemediğim bir meyve. Yaban mersini sanmıştım ancak Güney Amerika'da bolca tüketilen ve yaban mersininden bile çok daha faydalı olan bir bitkiymiş. Bir şey sağlıklıysa Koreliler alır onu anında tablet yapıp vitamin niyetine satar, ondan biliniyor bence.

- Palamut en sevdiğim kelime çünkü söylenişi şirin: 도토리  dotori. EXO üyelerini sincaba benzetip onların fanart olarak çizen bir arkadaş çizimlerinin etrafına dotori'ler dağıttığı için aklımda tutmakta hiç zorlanmamıştım. 

- Narenciye kelimesi ise 탱자  "teng-ca" olarak okunuyor ki İngilizce'de mandalina meyvesi tangerine olarak adlandırılıyor. O nedenle hemen ilişki kurmuştum.

호두  sanırım çok sevdiğim için ilk öğrendiğim yemişlerden biriydi. Bunun üzerine öğrenmemin kalıcı olmasını sağlayacak kadar çok sık gördüğüm bir dizi olmuştu. Dizi tamamen bir ceviz fırınında geçiyordu. Fırında satılan bütün ekmekler, pastalar, kekler cevizliydi. Başrol kızımız çok güçlüydü ve elleriyle hiç zorlanmadan ceviz kırıyordu, orada da çok fazla karşılaşınca çabuk ezberlemiştim. 

Ne kadar çok duyarsak o kadar kalıcı öğreniyoruz. Bu yüzden dilini öğrendiğimiz yeri ziyaret etme fırsatımız olmuyorsa bile dizi, film, şov programı, yarışma, etkinlik vs. izleyerek işimizi kolaylaştırabilir, öğrenmemizi kalıcı hale getirebiliriz.

Bu yayın biraz uzun oldu ama iştahımızı açan şeylerden bahsetmek her zaman eğlenceli olduğu için kimsenin şikayetçi olduğunu zannetmiyorum. 

Esenle kalın, sağlıklı kalın. Sevdiğiniz yemeklerden bol bol yiyin!!!!!!
Devamını Oku »

19 Eylül 2018 Çarşamba

Yine Yeni Yeniden

 Kvitamin olarak insta üzerinden şiirler çevirmeye devam etsem de blogta paylaşım yapmayalı tam 1 (bir) yıl olmuş!! Ben araya nasıl bu kadar çok zaman koyabilmişim, bilmiyorum. Gerçekten çok meşgul olmalıyım. Eh iş hayatı tam olarak böyle bir şey! Hiçbir şey için asla vakit bulamıyorsunuz. Bir işim olduğunu anlatmış olmam lazım. Anlatmadım mı yoksa?

 Peki öğretmen olduğumdan bahsetmiş miydim? Bu blogu açtığımda öğrenciliğin tadını çıkaran öylesine bir gençtim. Ama şimdilerde üç yıldır İngilizce öğretmenliği yapıyorum. Korece'ye ilgi duyan nice öğrenciyle tanıştım. 

 İngilizce anlattığım anlarda ilgilerini bir türlü çekemediğim birçok öğrencinin EXO ya da BTS diyerek hayranlıklarını kazandım. Meğer ne menem bir şeymiş şu K-pop! Tabii tüm ilgi sizde olunca hafiften bir öz güven patlaması yaşıyorsunuz ama o da olsun yani! O kadar dil öğrendik, çeviri yaptık derken hak ettik yani!

 Sizlere buradan seslenmeyi çok sevdiğim için ve yazmayı çok özlediğim için bugün yeniden "Merhaba!" demek adına uğradım. Bundan sonra daha sık yazacağım. Paylaşımlara devam edeceğim. Bu blog yaşatılacak, söz veriyorum.

 Söz verdim! (약속 했다!) Tutacağım! (지켜줄게!)


Devamını Oku »

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Genç Korece - 6

Pekala millet~ bence Korece öğrenmek isteyen ya da bilen ve kendini geliştirmek isteyen herkesin bu bölüme göz atmaya ihtiyacı var. Çünkü laboratuvarımda araştırmalar yapıp faydalı vitaminler hazırlamaya çalışırken bir sürü şey keşfettim.

Gençlerin kendi aralarında (özellikle de mesajlaşırken) kullandıkları o kadar ilginç ifadeler var ki bakmadan geçilmez.

Bir Koreliyle mesajlaşır ya da Korelilerin internet üzerindeki yorumlarına bakarsanız ne kadar yaygın şekilde bu ifadeleri kullandıklarını fark edeceksiniz. 

Hemen başlayalım o zaman! (Ay heyecanlandım, devlet sırrı ifşa edecek gibi hissettim yine.) 

1) Kelimelerin, cümlelerin sonuna şirinlik olsun ve samimi dursun diye ㅇ harfini eklemek.

이쁘다 → 이쁘당  //  없네 → 없넹  //  왜? → 왱?  //  자야지 → 자야징 // 맞아요 → 맞아용

2) Cümle sonundaki 요 saygı eki fazla resmi durmasın diye bu ekin yerine aşağıdakileri yazmak:

여 // 염 (여 + ㅁ)  // 용 (요 + ㅇ) // 욤 (요 + ㅁ) // 욘 (요 + ㄴ) // 효

3) Kelimeleri söylendiği gibi yazmak


뭐 해? → 머 해? (Naber) //  갈거야 → 갈꺼야 (Gideceğim) // 갔어 → 가써 (Gittim)  //  맞아 → 마자 (Doğru) 

좋아 → 조아 (iyi, güzel) //  아니야 → 아냐 (hayır)  // 싫어 → 시러 (olmaz, istemem)

했잖아 → 했자나 (yaptım ya) //  그렇지 → 그러치 (aferin, aynen)

 착해 → 차캐 (Bildiğiniz gibi ㄱ + ㅎ birleşince ㅋ sesi verir)



Bu bölümün devamını da kısa zamanda ekleyeceğim. İlginç şeyler öğrenmeye devam edeceğiz ^^ 



Devamını Oku »

2 Temmuz 2017 Pazar

Korece Etiketler (Hashtags) - 8

#몇달만에셀카



Korece etiketlerle paylaşım yapmaya devam ediyor ama hep aynı şeyleri paylaşmaktan sıkılıyor musunuz? O zaman bu yayın tam size göre! (TV'ye çıkan pazarlamacılar gibi konuştum, farkındayım.) 

#몇달만에셀카 etiketi uzun bir aradan sonra çektiğiniz selfinizi yayınlarken kullandığınız bir etiket olarak köşenizde kalabilir. Çok kullanılan bir etiket değil çünkü Koreliler hemen her gün selka paylaşıyor, araya birkaç ay girmesine izin vermiyor :D 

몇달(myod-dal): birkaç ay

셀카(sel-ka): selfi

몇달만에셀카: "birkaç ay sonra ilk selfi" şeklinde çevirebiliriz.
Devamını Oku »

Bir Kore atasözü der ki..


Bir önceki yayında Korece romantik bir satır paylaşmıştım ve içinde 아픈 손가락 (acıyan parmak) diye bir söz öbeği geçiyordu. O şiirin satırını ilk okuduğumda aklıma gelen Kore atasözü şuydu:

"열 손가락(을) 깨물어 안 아픈 손가락 없다."
(yol son-gara-gıl gge-mu-ro an a-pın son-ga-rag ob-da)

"10 parmağını ısır, acımayan parmak yoktur."

: on        손가락: parmak        깨물다: ısırmak        아프다: ağrımak  없다: yok

Yani bu atasözü bizlere diyor ki "On parmağınızı ayrı ayrı ısırın, on parmağınızın onu da ısırdığınızda acıyacaktır." 

Peki bu atasözünün kullanım amacı nedir? Geçen yayında bahsettiğimiz gibi şiirsel bir anlamla kullanılıp karşıdakinin derdini üstlenmek anlamına mı geliyor? Hayır, tamamen farklı bir anlamı var. 

"Tüm evlatlar anne-baba için aynı derecede kıymetlidir." anlamına gelmektedir. 

Örneğin biri "Annem abimi daha çok seviyor. / Babam ablamı daha çok seviyor. / Küçük kardeşimi hep kayırıyorlar." şeklinde derse bu atasözünü kullanıyorlar: "A olur mu öyle şey!? On parmağını ısır, acımayan parmak olmaz." Hepiniz ayrı ayrı çok kıymetlisiniz anlamında.


Devamını Oku »

15. Vitamin (Korece söz)


사실은 내가 너의 아픈 손가락이면 좋겠어.

Acıdığını biliyorum. Keşke senin acıyan parmağın ben olsaydım.

**


사실 (sa-şil): gerçek / doğru

사실은 (sa-şi-rın): açıkçası

손가락 (son-ga-rag): parmak

~이면 좋겠어 (-imyon çokkesso): "~olsaydı çok iyi olurdu" şeklinde direkt çevirebildiğimiz gibi duruma göre önüne "keşke" ekleyerek de kullanabiliriz.

**

Şairimiz burada sevdiğinin sahip olduğu kalp ağrısını ve çektiği aşk acısını bildiğini ama o acının başkası için değil de kendisi için olmasını diliyor. 아픈 손가락 (a-pın son-ga-rak): acıyan parmak söz öbeğinin anlamı fiziksel bir acıdan çok uzakta ve şiirsel olarak kalp ağrısını ifade ettiği için daha başka bir boyutta.

Devamını Oku »

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Korece Reklamlar - 10

LG'nin bu reklamı birer dakikalık üç videodan oluştuğu için bugün üç videoyu da art arda paylaşıyorum ki takip etmekte zorlanmayalım.

3. bölümde başrol karakterimiz IKON ana rapper Bobby, gelin görün ki hikayede bir farklılık olmuş ve diğer üyelerin aksine Bobby Jisoo'yu sevmiş. ㅋㅋ

Telefonuyla sadece Jisoo'ya odaklanıp onun fotoğrafını çekiyor ve sadece onun bulunduğu anları yakalıyor, bu yüzden de videonun adı, 

"3. Bölüm Bobby, Sadece Bana Ait Anları Yakalamak"



Bobby (46. sn):  "난 널 좋아해."
"Senden hoşlanıyorum."

 (54. sn): "나 혼자 느꼈던 사랑이, 
"Yalnız başıma hissettiğim aşk,"

(56. sn): "나 혼자 있던 사랑이,"
 "Tek başıma olduğum bu aşk,"

Bobby (58.sn):"나 혼자만의 이별에,"
"Sadece bana ait vedayla"

Bobby (1.dk): "가슴 아프다,"
"Canımı yakıyor,"

Türkçe'de canımızın yandığını belirttiğimiz söz öbeği Korece'de "kalbim ağrıyor" sözleriyle ifade edilir.

Bobby (1. dk2.sn):"나만의 순간을 담다."
"Bana ait anları yakalamak"

Jisoo (1.dk 10.sn): "우리는 친구였고,"
"Biz arkadaştık."

Bu cümlede, halen arkadaş olmalarına rağmen, eskiden beri arkadaş olduklarını ancak eskisi gibi yakın olmadıklarını belirtmek için geçmiş zaman kipiyle söylenmiş.
Jisoo (1. dk 12.sn): "각자 다른 사랑을 했다, 
"Her birimiz başkasını sevdik."

Jisoo (1.dk 15sn.): "우리 예전 처럼 친핼 수 있을까?"
"Eskisi gibi yakın olabilir miyiz?"

Devamını Oku »

Korece Reklamlar - 9

LG'nin reklamına devam edelim, zaten videolar birer dakika. Neyse efendim, ikinci bölümde ana karakterimiz IKON üyesi BI ve yine Black Pink Jisoo.

Geçen bölüm Jisoo'nun hoşlandığı kişinin kim olduğunu bu bölümde öğrenmiş oluyoruz. Ekibimiz barda adeta mafya babası gibi giyinmiş ve birbirlerine manalı bakışlar atarak dans etmeye çalışırken ben gülmemi tutmaya çalışıyordum. Öhöm konumuza dönelim, BI, Jisoo'nun kulağına eğilip onu üzecek bir cümle kuruyor. Replikleri videonun aşağısına ekliyorum.

Videonun adı: "2. Bölüm, BI, saklı aşkı görmek"

감춰진 사랑: Saklı / Gizli Aşk



BI (45. sn): "재미 없다"
                   "Sıkıcısın."

재미 없다 (ce-mi ob-da) Türkçe'de "eğlence yok" anlamına gelen bir fiil olmasına rağmen Korece'de "sıkıcı" sıfatına denk gelen bir anlamda kullanılır.

BI (52. sn): "니 맘 알아 하지만 사랑이 끝나면 모두를 잃어보릴가, 두려."
"Hislerini biliyorum, ama aşkımız bittiğinde herkesi kaybetmekten korkuyorum."

BI(1.dk): "나만의 스크린으로 보다"
"Sadece benim ekranımdan görmek"
Devamını Oku »

Korece Reklamlar - 8

Kore'ye ait markalarda bugün LG reklamları bizimle. Reklamın konukları YG Entertainment şirketinden IKON üyeleri ve  Black Pink'ten Jisoo. Reklam üç kısa videodan oluşuyor. 

İlk bölümde ana karakterimiz IKON üyesi Jinhwan, LG telefonunun çizim özelliklerini kullanarak kendi tarzıyla Jisoo'ya olan aşkını nasıl itiraf ettiğini anlatıyor. 

Zaten reklamın ismi de "1. Bölüm Jinhwan, aşkı çizme yöntemi, itiraf."







Jisoo (44. saniye)"나,  좋아하는 사람 생겼어."
"Benim, hoşlandığım biri oldu."

Burada birinden hoşlandığını söylüyor ama Koreliler yeni biriyle tanıştığında, birisine aşık olduğunda ya da yeni bir sevgilisi olduğunda "birinden hoşlanıyorum" şeklinde değil de "hoşlandığım biri ortaya çıktı" anlamına gelecek şekilde 생기다 (gözükmek, ortaya çıkmak) fiilini kullanıyorlar.

Jinhwan (50. sn)"사랑한다고 좋아한다고,
"Seviyorum, hoşlanıyorum diyerek,



(55. sn): "고백 할 수 없는 내가 너무 싫다."

"itiraf edemeyen kendimden nefret ediyorum."


(1.dk): "나만의 스타일로 그리다."

"Sadece bana ait tarzla çiziyorum."
Devamını Oku »